Giriş yap

Şifremi unuttum

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Sözsüz 14,5
Perş. Kas. 12, 2009 2:04 am tarafından Dj_Micey

» DAH DUH ILE
Çarş. Kas. 04, 2009 4:47 pm tarafından Galip*

» TAKSI SÖFÖRÜ
Çarş. Kas. 04, 2009 4:43 pm tarafından Galip*

» Scanner ....
Çarş. Kas. 04, 2009 4:38 pm tarafından Galip*

» NEREDE O NEREDE
Çarş. Kas. 04, 2009 4:36 pm tarafından Galip*

» HAVADA YAVAS YAVAS
Çarş. Kas. 04, 2009 4:32 pm tarafından Galip*

» IKISINIDE .
Çarş. Kas. 04, 2009 4:29 pm tarafından Galip*

» METRESIM ::
Çarş. Kas. 04, 2009 4:21 pm tarafından Galip*

» KAYINVALIDE 001
Çarş. Kas. 04, 2009 4:13 pm tarafından Galip*

» Türk Hatunu
Çarş. Kas. 04, 2009 3:45 pm tarafından Galip*

___HAFTANIN RESMi___

 

__HAFTANIN FIKRASI__

Köylü adamın biri iş icabı kasabaya inmiş.

Dönerken karısına hediye olsun diyede bir ayna satın almış.

Eve geldiğinde de daha önce hiç ayna görmeyen karısına aynayı vermiş.

karısı aynaya bakınca ağlaya ağlaya anasının yanına koşmuş,

ana ana bak oğlunun yaptığına bunca yıldan sonra üzerime

kuma......"DEVAMI iCiN BURAYA TIKLAYINIZ"

_KEDiYE TIKLA ve GÜL_

YUSUF HAYALOGLU-BIZ ÜC KISIYDIK

Aşağa gitmek

YUSUF HAYALOGLU-BIZ ÜC KISIYDIK

Mesaj  Galip* Bir Paz Tem. 06, 2008 10:50 pm

Biz üç kişiydik:
Bedirhan, Nazlıcan ve ben.
Üç ağız.. üç deli yürek.. üç yeminli fişek!
Adımız belâ diye yazılmıştı dağlara, taşlara
Boynumuzda ağır vebal,
Koynumuzda çapraz tüfek!

El tetikte, kulak kirişte,
Ve sırtımız toprağa emanet...
Baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi
Yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık..
Deniz çok uzaktaydı
Ve dokunuyordu yalnızlık...

Gece, ırmak boylarında uzak çakal sesleri,
Yüzümüze, ekmeğimize,
Türkümüze çarpar geçerdi.
Göğsüne kekik sürerdi Nazlıcan,
Tüterdi buram-buram.
Gizlice ona bakardık, yüreğimiz göçerdi...

Belki bir çoban kavalında yitirdik Nazlıcan'ı
Ateş böcekleriyle bir oldu,
Kırpışarak tükendi...
Bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza
Kurşun gibi, mayın gibi,
Tutuşarak tükendi...

Oy, Nazlıcan... vahşi bayırların maralı...
Oy, Nazlıcan... saçları fırtınayla taralı...
Sen de böyle gider miydin yıldızlar ülkesine?
Oy, Nazlıcan oy... can evinden yaralı...

AĞIT:
Serin yayla çiçeği, oy Nazlıcan..
Deli-dolu heyecan, oy Nazlıcan..
Göğsümde bir sevda kelebeği,
Ölüme sunduğum can, oy Nazlıcan..

Artık, yenilmiş ordular kadar
Eziktik, sahipsizdik..
Geçip gittik, parka ve yürek paramparça!.
Gerisi ölüm duygusu,
Gerisi sağır sessizlik..
Geçip gittik, Nazlıcan boşluğu aramızda..

Bedirhan'ı bir gedikte sırtından vurdular,
Yarıp çıkmışken nice büyük ablukaları..
Omuzdan kayan bir tüfek gibi usulca,
Titredi ve iki yana düştü kolları..

Ölüm bir ısırgan otu gibi
Sarmıştı her yanını...
Devrilmiş bir ağaçtı, ay ışığında gövdesi..
Uzanıp, bir damla yaş ile
Dokundum kirpiklerine..
Göğsümü çatlatırken nabzının tükenmiş sesi..

Sanki bir şakaydı bu!.. birazdan uyanacaktı,
Birazdan ateşi karıştırıp bir cıgara saracaktı...
Oysa ölüm, sadık kalmıştı randevusuna, ah...
O da Nazlıcan gibi,
Bir daha olmayacaktı!..

Hey, Bedirhan.. katran gecelerin heyulası!..
Hey, Bedirhan.. kancık pusuların belâsı!.
Sen de böyle bitecek adam mıydın, konuşsana,
Hey, Bedirhan hey.. mezarı kartal yuvası!..

AĞIT:
Mor dağların kaçağı, hey Bedirhan!.
Mavi gözleri şahan, hey Bedirhan!.
Zulamda bir suskun gece bıçağı,
Beyaz gömleğimde kan, hey Bedirhan!.

Biz üç kişiydik.. üç intihar çiçeği..
Bedirhan, Nazlıcan,
Ve ben: Suphi!...
avatar
Galip*
Developer
Developer

Mesaj Sayısı : 110
Yaş : 56
Ort : Almanya
Kayıt tarihi : 25/05/08

Kullanıcı profilini gör http://www.dostpinari.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz